﴿ إِنَّآ أَنزَلۡنَٰهُ فِي لَيۡلَةٖ مُّبَٰرَكَةٍۚ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ ﴾
Sûretu'd-DuhânBiz onu, mübarek bir gecede indirdik. Biz, uyaranl...
﴿ فِيهَا يُفۡرَقُ كُلُّ أَمۡرٍ حَكِيمٍ ﴾
Sûretu'd-DuhânO gecede hikmetli her bir iş tarafımızdan bir emir...
﴿ أَمۡرٗا مِّنۡ عِندِنَآۚ إِنَّا كُنَّا مُرۡسِلِينَ ﴾
Sûretu'd-DuhânTarafımızdan bir emir olarak. Doğrusu biz, (rasûll...
﴿ رَحۡمَةٗ مِّن رَّبِّكَۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ ﴾
Sûretu'd-DuhânRabbinden bir rahmet olarak. Şüphesiz O; her şeyi...
﴿ رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَآۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ ﴾
Sûretu'd-DuhânGöklerin, yerin ve arasındakilerin Rabbidir. Eğer...
﴿ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحۡيِۦ وَيُمِيتُۖ رَبُّكُمۡ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ ﴾
Sûretu'd-DuhânO’ndan başka (hak) ilah yoktur. Diriltir ve öldürü...
﴿ بَلۡ هُمۡ فِي شَكّٖ يَلۡعَبُونَ ﴾
Sûretu'd-DuhânFakat, onlar şüphe içinde oynayıp eğlenirler.
﴿ فَٱرۡتَقِبۡ يَوۡمَ تَأۡتِي ٱلسَّمَآءُ بِدُخَانٖ مُّبِينٖ ﴾
Sûretu'd-DuhânGöğün apaçık bir duman getireceği günü gözle!
﴿ يَغۡشَى ٱلنَّاسَۖ هَٰذَا عَذَابٌ أَلِيمٞ ﴾
Sûretu'd-DuhânO insanları bürür. Bu, acı bir azaptır.
﴿ رَّبَّنَا ٱكۡشِفۡ عَنَّا ٱلۡعَذَابَ إِنَّا مُؤۡمِنُونَ ﴾
Sûretu'd-Duhân"Rabbimiz! Azabı bizden kaldır. Doğrusu biz iman e...
﴿ أَنَّىٰ لَهُمُ ٱلذِّكۡرَىٰ وَقَدۡ جَآءَهُمۡ رَسُولٞ مُّبِينٞ ﴾
Sûretu'd-DuhânNerede onlarda öğüt almak? Hâlbuki kendilerine apa...
﴿ ثُمَّ تَوَلَّوۡاْ عَنۡهُ وَقَالُواْ مُعَلَّمٞ مَّجۡنُونٌ ﴾
Sûretu'd-DuhânSonra ondan yüz çevirmişler ve: "Öğretilmiş bir me...