﴿ أَمۡ يَحۡسَبُونَ أَنَّا لَا نَسۡمَعُ سِرَّهُمۡ وَنَجۡوَىٰهُمۚ بَلَىٰ وَرُسُلُنَا لَدَيۡهِمۡ يَكۡتُبُ... ﴾
Sûretu'z-ZuhrufYoksa onlar, bizim kendilerinin sırlarını ve gizli...
﴿ قُلۡ إِن كَانَ لِلرَّحۡمَٰنِ وَلَدٞ فَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلۡعَٰبِدِينَ ﴾
Sûretu'z-ZuhrufDe ki: "Eğer Rahman’ın bir oğlu olsaydı, ona ibade...
﴿ سُبۡحَٰنَ رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ رَبِّ ٱلۡعَرۡشِ عَمَّا يَصِفُونَ ﴾
Sûretu'z-ZuhrufGöklerin ve yerin Rabbi, arşın Rabbi onların vasıf...
﴿ فَذَرۡهُمۡ يَخُوضُواْ وَيَلۡعَبُواْ حَتَّىٰ يُلَٰقُواْ يَوۡمَهُمُ ٱلَّذِي يُوعَدُونَ ﴾
Sûretu'z-ZuhrufBırak onları, kendilerine vadedilen güne kavuşunca...
﴿ وَهُوَ ٱلَّذِي فِي ٱلسَّمَآءِ إِلَٰهٞ وَفِي ٱلۡأَرۡضِ إِلَٰهٞۚ وَهُوَ ٱلۡحَكِيمُ ٱلۡعَلِيمُ ﴾
Sûretu'z-ZuhrufO gökte de ilâh olandır/ibadet olunandır, yerde de...
﴿ وَتَبَارَكَ ٱلَّذِي لَهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا وَعِندَهُۥ عِلۡمُ ٱلسَّ... ﴾
Sûretu'z-ZuhrufGöklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkü ken...
﴿ وَلَا يَمۡلِكُ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ مِن دُونِهِ ٱلشَّفَٰعَةَ إِلَّا مَن شَهِدَ بِٱلۡحَقِّ وَهُمۡ يَعۡ... ﴾
Sûretu'z-ZuhrufAllah'ı bırakıp da dua/ibadet ettikleri (ilahlar)...
﴿ وَلَئِن سَأَلۡتَهُم مَّنۡ خَلَقَهُمۡ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُۖ فَأَنَّىٰ يُؤۡفَكُونَ ﴾
Sûretu'z-ZuhrufOnlara kendilerini kimin yarattığını sorsan, elbet...
﴿ وَقِيلِهِۦ يَٰرَبِّ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ قَوۡمٞ لَّا يُؤۡمِنُونَ ﴾
Sûretu'z-Zuhruf(Rasûlullah'ın:) "Ya Rabbi! Bunlar, iman etmeyen b...
﴿ فَٱصۡفَحۡ عَنۡهُمۡ وَقُلۡ سَلَٰمٞۚ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ ﴾
Sûretu'z-ZuhrufŞimdilik sen onlara aldırma/yüz çevir ve selam de....
﴿ حمٓ ﴾
Sûretu'd-DuhânHâ, Mîm.[1]
﴿ وَٱلۡكِتَٰبِ ٱلۡمُبِينِ ﴾
Sûretu'd-DuhânApaçık kitaba andolsun ki.