﴿ وَأَمَّا عَادٞ فَأُهۡلِكُواْ بِرِيحٖ صَرۡصَرٍ عَاتِيَةٖ ﴾
Sûretu'l-HakkâhÂd kavmine gelince, onlar da uğultulu ve dondurucu...
﴿ سَخَّرَهَا عَلَيۡهِمۡ سَبۡعَ لَيَالٖ وَثَمَٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومٗاۖ فَتَرَى ٱلۡقَوۡمَ فِيهَا صَرۡع... ﴾
Sûretu'l-HakkâhO rüzgârı onlara yedi gece ve sekiz gün peşpeşe mu...
﴿ فَهَلۡ تَرَىٰ لَهُم مِّنۢ بَاقِيَةٖ ﴾
Sûretu'l-HakkâhOnlardan arta kalan bir şey görüyor musun?
﴿ وَجَآءَ فِرۡعَوۡنُ وَمَن قَبۡلَهُۥ وَٱلۡمُؤۡتَفِكَٰتُ بِٱلۡخَاطِئَةِ ﴾
Sûretu'l-HakkâhFiravun da, ondan öncekiler de, altı üstüne gelen...
﴿ فَعَصَوۡاْ رَسُولَ رَبِّهِمۡ فَأَخَذَهُمۡ أَخۡذَةٗ رَّابِيَةً ﴾
Sûretu'l-HakkâhRablerinin elçisine isyan ettikleri için onları şi...
﴿ إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلۡمَآءُ حَمَلۡنَٰكُمۡ فِي ٱلۡجَارِيَةِ ﴾
Sûretu'l-HakkâhDoğrusu sular taştığı zaman sizi gemide biz taşımı...
﴿ لِنَجۡعَلَهَا لَكُمۡ تَذۡكِرَةٗ وَتَعِيَهَآ أُذُنٞ وَٰعِيَةٞ ﴾
Sûretu'l-HakkâhBunu sizin için bir öğüt kılalım ve anlayışlı kula...
﴿ فَإِذَا نُفِخَ فِي ٱلصُّورِ نَفۡخَةٞ وَٰحِدَةٞ ﴾
Sûretu'l-HakkâhSûr’a tek bir üfürüşle üfürüldüğü zaman.
﴿ وَحُمِلَتِ ٱلۡأَرۡضُ وَٱلۡجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةٗ وَٰحِدَةٗ ﴾
Sûretu'l-HakkâhYeryüzü ve dağlar kaldırılıp, tek çarpışla çarpılı...
﴿ فَيَوۡمَئِذٖ وَقَعَتِ ٱلۡوَاقِعَةُ ﴾
Sûretu'l-Hakkâhİşte o gün olacak olmuştur.
﴿ وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَهِيَ يَوۡمَئِذٖ وَاهِيَةٞ ﴾
Sûretu'l-HakkâhGökyüzü yarılır ve artık o gün zayıf ve güçsüzdür.
﴿ وَٱلۡمَلَكُ عَلَىٰٓ أَرۡجَآئِهَاۚ وَيَحۡمِلُ عَرۡشَ رَبِّكَ فَوۡقَهُمۡ يَوۡمَئِذٖ ثَمَٰنِيَةٞ ﴾
Sûretu'l-HakkâhMelekler, onun (göğün) etrafındadır. O gün Rabbini...