Use the QR code to easily share Message of Islam with others
﴿ فَإِذَا قَرَأۡنَٰهُ فَٱتَّبِعۡ قُرۡءَانَهُۥ ﴾
O halde, biz onu okuduğumuz zaman onun okunuşuna u...
﴿ ثُمَّ إِنَّ عَلَيۡنَا بَيَانَهُۥ ﴾
Sonra onu açıklamak yine bize aittir.
﴿ كَلَّا بَلۡ تُحِبُّونَ ٱلۡعَاجِلَةَ ﴾
Hayır! Siz, acil olanı/dünyayı seviyorsunuz.
﴿ وَتَذَرُونَ ٱلۡأٓخِرَةَ ﴾
Ahireti ise bırakıyorsunuz.
﴿ وُجُوهٞ يَوۡمَئِذٖ نَّاضِرَةٌ ﴾
Yüzler vardır ki, o gün ışıl ışıl parıldayacaktır.
﴿ إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةٞ ﴾
Rabbine bakar. (O'nu göreceklerdir)
﴿ وَوُجُوهٞ يَوۡمَئِذِۭ بَاسِرَةٞ ﴾
O gün birtakım yüzler de asıktır.
﴿ تَظُنُّ أَن يُفۡعَلَ بِهَا فَاقِرَةٞ ﴾
Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacakları...
﴿ كَلَّآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلتَّرَاقِيَ ﴾
Hayır! Can, köprücük kemiğine dayandığı zaman.
﴿ وَقِيلَ مَنۡۜ رَاقٖ ﴾
Hayır! Can boğaza dayandığı zaman.
﴿ وَظَنَّ أَنَّهُ ٱلۡفِرَاقُ ﴾
Anlar ki, bu bir ayrılış.
﴿ وَٱلۡتَفَّتِ ٱلسَّاقُ بِٱلسَّاقِ ﴾
Ayakları birbirine dolaştığında.