﴿ وَدَانِيَةً عَلَيۡهِمۡ ظِلَٰلُهَا وَذُلِّلَتۡ قُطُوفُهَا تَذۡلِيلٗا ﴾
Sûretu'l-İnsânGölgeleri kendilerine yakındır. Devşirilecek meyve...
﴿ وَيُطَافُ عَلَيۡهِم بِـَٔانِيَةٖ مِّن فِضَّةٖ وَأَكۡوَابٖ كَانَتۡ قَوَارِيرَا۠ ﴾
Sûretu'l-İnsânÇevrelerinde ise gümüş kaplar ve billur kâseler do...
﴿ قَوَارِيرَاْ مِن فِضَّةٖ قَدَّرُوهَا تَقۡدِيرٗا ﴾
Sûretu'l-İnsânGümüşten billur kâseler... (Hizmetçiler) Onların i...
﴿ وَيُسۡقَوۡنَ فِيهَا كَأۡسٗا كَانَ مِزَاجُهَا زَنجَبِيلًا ﴾
Sûretu'l-İnsânOnlara orada karışımı zencefil olan bir kadehten i...
﴿ عَيۡنٗا فِيهَا تُسَمَّىٰ سَلۡسَبِيلٗا ﴾
Sûretu'l-İnsânOrada Selsebil adı verilen bir pınar da vardır.
﴿ ۞ وَيَطُوفُ عَلَيۡهِمۡ وِلۡدَٰنٞ مُّخَلَّدُونَ إِذَا رَأَيۡتَهُمۡ حَسِبۡتَهُمۡ لُؤۡلُؤٗا مَّنثُورٗا ﴾
Sûretu'l-İnsânYanlarında ölümsüz gençler dolaşır; onları gördüğü...
﴿ وَإِذَا رَأَيۡتَ ثَمَّ رَأَيۡتَ نَعِيمٗا وَمُلۡكٗا كَبِيرًا ﴾
Sûretu'l-İnsânNereye bakarsan orada pek çok nimetler ve büyük bi...
﴿ عَٰلِيَهُمۡ ثِيَابُ سُندُسٍ خُضۡرٞ وَإِسۡتَبۡرَقٞۖ وَحُلُّوٓاْ أَسَاوِرَ مِن فِضَّةٖ وَسَقَىٰهُمۡ رَ... ﴾
Sûretu'l-İnsânÜzerlerinde yeşil ipekli ve parlak atlastan elbise...
﴿ إِنَّ هَٰذَا كَانَ لَكُمۡ جَزَآءٗ وَكَانَ سَعۡيُكُم مَّشۡكُورًا ﴾
Sûretu'l-İnsânİşte bu, sizin için bir ödüldür. Sizin çalışmanızı...
﴿ إِنَّا نَحۡنُ نَزَّلۡنَا عَلَيۡكَ ٱلۡقُرۡءَانَ تَنزِيلٗا ﴾
Sûretu'l-İnsânŞüphe yok ki, Kur’an’ı sana elbette biz indirdik,...
﴿ فَٱصۡبِرۡ لِحُكۡمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعۡ مِنۡهُمۡ ءَاثِمًا أَوۡ كَفُورٗا ﴾
Sûretu'l-İnsânO halde Rabbinin hükmüne sabret ve onlardan hiçbir...
﴿ وَٱذۡكُرِ ٱسۡمَ رَبِّكَ بُكۡرَةٗ وَأَصِيلٗا ﴾
Sûretu'l-İnsânSabah, akşam Rabbinin adını zikret.