Use the QR code to easily share Message of Islam with others
﴿ إِلَىٰ رَبِّكَ يَوۡمَئِذٍ ٱلۡمَسَاقُ ﴾
O gün varacakları yer, yalnız Rabbinin huzurudur.
﴿ فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّىٰ ﴾
Tasdik etmemiş ve namaz kılmamıştı.
﴿ وَلَٰكِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ ﴾
Fakat yalanlamış ve yüz çevirmiş.
﴿ ثُمَّ ذَهَبَ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِۦ يَتَمَطَّىٰٓ ﴾
Sonra da çalım satarak ailesine gitmişti.
﴿ أَوۡلَىٰ لَكَ فَأَوۡلَىٰ ﴾
“Bu azap sana layıktır, layık!"
﴿ ثُمَّ أَوۡلَىٰ لَكَ فَأَوۡلَىٰٓ ﴾
"Evet! Layıktır sana, layık!” denilecek.
﴿ أَيَحۡسَبُ ٱلۡإِنسَٰنُ أَن يُتۡرَكَ سُدًى ﴾
Yoksa insan, başı boş bırakılacağını mı sanıyor?
﴿ أَلَمۡ يَكُ نُطۡفَةٗ مِّن مَّنِيّٖ يُمۡنَىٰ ﴾
O akıtılan meniden bir nutfe değil miydi?
﴿ ثُمَّ كَانَ عَلَقَةٗ فَخَلَقَ فَسَوَّىٰ ﴾
Sonra alaka olmuş, Allah onu yaratmış ve düzenlemi...
﴿ فَجَعَلَ مِنۡهُ ٱلزَّوۡجَيۡنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰٓ ﴾
Ondan da iki eşi, erkek ve dişiyi var etmişti.
﴿ أَلَيۡسَ ذَٰلِكَ بِقَٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يُحۡـِۧيَ ٱلۡمَوۡتَىٰ ﴾
Bunu yapanın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?
﴿ هَلۡ أَتَىٰ عَلَى ٱلۡإِنسَٰنِ حِينٞ مِّنَ ٱلدَّهۡرِ لَمۡ يَكُن شَيۡـٔٗا مَّذۡكُورًا ﴾
İnsan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamı...