Use the QR code to easily share Message of Islam with others
﴿ إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٞ ﴾
Şüphe yok ki, size vaadedilen mutlaka gerçekleşece...
﴿ فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتۡ ﴾
Yıldızların ışığı söndüğü zaman.
﴿ وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتۡ ﴾
Gök yarıldığında.
﴿ وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ نُسِفَتۡ ﴾
Dağlar parçamparça olup savrulduğunda.
﴿ وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتۡ ﴾
Peygamberlere ümmetleri hakkında şahitlik vakitler...
﴿ لِأَيِّ يَوۡمٍ أُجِّلَتۡ ﴾
Bu, hangi güne ertelenmiş?
﴿ لِيَوۡمِ ٱلۡفَصۡلِ ﴾
Ayrım (hüküm) gününe (ertelenmiştir).
﴿ وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِ ﴾
Hüküm gününün ne olduğunu sen ne bileceksin?
﴿ وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ﴾
O gün vay yalanlayanların haline!
﴿ أَلَمۡ نُهۡلِكِ ٱلۡأَوَّلِينَ ﴾
Biz, öncekileri helak etmedik mi?
﴿ ثُمَّ نُتۡبِعُهُمُ ٱلۡأٓخِرِينَ ﴾
Sonra arkadan gelenleri de onların arkasına takaca...
﴿ كَذَٰلِكَ نَفۡعَلُ بِٱلۡمُجۡرِمِينَ ﴾
Biz, günahkârlara işte böyle yaparız.