Use the QR code to easily share Message of Islam with others
﴿ وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ﴾
O gün vay yalanlayanların haline!
﴿ أَلَمۡ نَخۡلُقكُّم مِّن مَّآءٖ مَّهِينٖ ﴾
Sizi basit bir sudan yaratmadık mı?
﴿ فَجَعَلۡنَٰهُ فِي قَرَارٖ مَّكِينٍ ﴾
Ve onu sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
﴿ إِلَىٰ قَدَرٖ مَّعۡلُومٖ ﴾
Belli bir süreye kadar.
﴿ فَقَدَرۡنَا فَنِعۡمَ ٱلۡقَٰدِرُونَ ﴾
Buna gücümüz yeter. Ne güzel güç yetirenleriz.
O gün yalanlayanların vay haline!
﴿ أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ كِفَاتًا ﴾
Biz, yeryüzünü bir toplanma yeri kılmadık mı?
﴿ أَحۡيَآءٗ وَأَمۡوَٰتٗا ﴾
Diri olanları da, ölü olanları da.
﴿ وَجَعَلۡنَا فِيهَا رَوَٰسِيَ شَٰمِخَٰتٖ وَأَسۡقَيۡنَٰكُم مَّآءٗ فُرَاتٗا ﴾
Orada yüksek dağlar yaratıp size tatlı su içirmedi...
﴿ ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ﴾
Yalanlamış olduğunuza (azaba) doğru yürüyün bakalı...
﴿ ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ ظِلّٖ ذِي ثَلَٰثِ شُعَبٖ ﴾
Üç kollu (ateşin) gölgesine doğru yürüyün!