﴿ ثُمَّ بَعَثۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِم مُّوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ وَمَلَإِيْهِۦ فَظَلَمُواْ... ﴾
Sûratu'l-A'râfSonra onların ardından Mûsâ’yı, apaçık mucizelerim...
﴿ وَقَالَ مُوسَىٰ يَٰفِرۡعَوۡنُ إِنِّي رَسُولٞ مِّن رَّبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ﴾
Sûratu'l-A'râfMûsâ dedi ki: “Ey Firavun! Şüphesiz ki ben âlemler...
﴿ حَقِيقٌ عَلَىٰٓ أَن لَّآ أَقُولَ عَلَى ٱللَّهِ إِلَّا ٱلۡحَقَّۚ قَدۡ جِئۡتُكُم بِبَيِّنَةٖ مِّن رَّ... ﴾
Sûratu'l-A'râfBana yaraşan, Allah hakkında gerçek olandan başkas...
﴿ قَالَ إِن كُنتَ جِئۡتَ بِـَٔايَةٖ فَأۡتِ بِهَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ ﴾
Sûratu'l-A'râf“Eğer sen bir ayet ile gelmişsen ve eğer doğru söy...
﴿ فَأَلۡقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعۡبَانٞ مُّبِينٞ ﴾
Sûratu'l-A'râfBunun üzerine asâsını (yere) bıraktı. (Asâ) hemen...
﴿ وَنَزَعَ يَدَهُۥ فَإِذَا هِيَ بَيۡضَآءُ لِلنَّٰظِرِينَ ﴾
Sûratu'l-A'râfElini çıkardı. Ne görsünler! O bakanlara bembeyaz...
﴿ قَالَ ٱلۡمَلَأُ مِن قَوۡمِ فِرۡعَوۡنَ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ عَلِيمٞ ﴾
Sûratu'l-A'râfFiravun’un kavminden ileri gelenler, dediler ki: “...
﴿ يُرِيدُ أَن يُخۡرِجَكُم مِّنۡ أَرۡضِكُمۡۖ فَمَاذَا تَأۡمُرُونَ ﴾
Sûratu'l-A'râf“Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor.” (Firavun sord...
﴿ قَالُوٓاْ أَرۡجِهۡ وَأَخَاهُ وَأَرۡسِلۡ فِي ٱلۡمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ ﴾
Sûratu'l-A'râfOnu ve kardeşini şimdilik beklet ve şehirlere (gör...
﴿ يَأۡتُوكَ بِكُلِّ سَٰحِرٍ عَلِيمٖ ﴾
Sûratu'l-A'râf“Sana ne kadar bilgin sihirbaz varsa hepsini getir...
﴿ وَجَآءَ ٱلسَّحَرَةُ فِرۡعَوۡنَ قَالُوٓاْ إِنَّ لَنَا لَأَجۡرًا إِن كُنَّا نَحۡنُ ٱلۡغَٰلِبِينَ ﴾
Sûratu'l-A'râfSihirbazlar Firavun’a gelerek dediler ki: "Eğer bi...
﴿ قَالَ نَعَمۡ وَإِنَّكُمۡ لَمِنَ ٱلۡمُقَرَّبِينَ ﴾
Sûratu'l-A'râf"Evet! Elbette siz bana yakın kimselerden olacaksı...