﴿ مَا لَكُمۡ لَا تَنَاصَرُونَ ﴾
Sûratu's-SaffâtSize ne oldu ki birbirinize yardım etmiyorsunuz?
﴿ بَلۡ هُمُ ٱلۡيَوۡمَ مُسۡتَسۡلِمُونَ ﴾
Sûratu's-SaffâtEvet, onlar o gün zilletle boyun eğeceklerdir.
﴿ وَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖ يَتَسَآءَلُونَ ﴾
Sûratu's-Saffât(İşte bu duruma düştükleri vakit) onlardan bir kıs...
﴿ قَالُوٓاْ إِنَّكُمۡ كُنتُمۡ تَأۡتُونَنَا عَنِ ٱلۡيَمِينِ ﴾
Sûratu's-Saffât(Uyanlar, uydukları adamlara:) Siz bize sağdan (ha...
﴿ قَالُواْ بَل لَّمۡ تَكُونُواْ مُؤۡمِنِينَ ﴾
Sûratu's-Saffât(Ötekiler de:) «Bilâkis, derler, siz inanan kimsel...
﴿ وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيۡكُم مِّن سُلۡطَٰنِۭۖ بَلۡ كُنتُمۡ قَوۡمٗا طَٰغِينَ ﴾
Sûratu's-SaffâtBizim sizi zorlayacak bir gücümüz yok. Fakat siz k...
﴿ فَحَقَّ عَلَيۡنَا قَوۡلُ رَبِّنَآۖ إِنَّا لَذَآئِقُونَ ﴾
Sûratu's-Saffât«Onun için Rabbimizin hükmü bize hak oldu. Biz (ha...
﴿ فَأَغۡوَيۡنَٰكُمۡ إِنَّا كُنَّا غَٰوِينَ ﴾
Sûratu's-Saffât«Biz sizi azdırdık. Çünkü kendimiz de azmıştık.»
﴿ فَإِنَّهُمۡ يَوۡمَئِذٖ فِي ٱلۡعَذَابِ مُشۡتَرِكُونَ ﴾
Sûratu's-SaffâtŞüphesiz o gün onlar, azapta ortaktırlar.
﴿ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفۡعَلُ بِٱلۡمُجۡرِمِينَ ﴾
Sûratu's-Saffâtİşte biz, suçlulara böyle yaparız.
﴿ إِنَّهُمۡ كَانُوٓاْ إِذَا قِيلَ لَهُمۡ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسۡتَكۡبِرُونَ ﴾
Sûratu's-SaffâtÇünkü onlara: Allah’tan başka hakkıyla ibadete lay...
﴿ وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓاْ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرٖ مَّجۡنُونِۭ ﴾
Sûratu's-Saffât«Mecnun bir şair için biz ilahlarımızı bırakacak...