﴿ يَغۡشَى ٱلنَّاسَۖ هَٰذَا عَذَابٌ أَلِيمٞ ﴾
Sûretu'd-Duhânİnsanları bürüyecek, bu elem verici bir azaptır.
﴿ رَّبَّنَا ٱكۡشِفۡ عَنَّا ٱلۡعَذَابَ إِنَّا مُؤۡمِنُونَ ﴾
Sûretu'd-Duhân(İşte o zaman insanlar:) Rabbimiz! Bizden azabı ka...
﴿ أَنَّىٰ لَهُمُ ٱلذِّكۡرَىٰ وَقَدۡ جَآءَهُمۡ رَسُولٞ مُّبِينٞ ﴾
Sûretu'd-DuhânNerede onlarda öğüt almak? Oysa kendilerine gerçeğ...
﴿ ثُمَّ تَوَلَّوۡاْ عَنۡهُ وَقَالُواْ مُعَلَّمٞ مَّجۡنُونٌ ﴾
Sûretu'd-DuhânSonra ondan yüz çevirdiler ve: Bu, öğretilmiş bir...
﴿ إِنَّا كَاشِفُواْ ٱلۡعَذَابِ قَلِيلًاۚ إِنَّكُمۡ عَآئِدُونَ ﴾
Sûretu'd-DuhânBiz azabı birazcık kaldıracağız, ama siz yine (esk...
﴿ يَوۡمَ نَبۡطِشُ ٱلۡبَطۡشَةَ ٱلۡكُبۡرَىٰٓ إِنَّا مُنتَقِمُونَ ﴾
Sûretu'd-DuhânFakat biz büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün,...
﴿ ۞ وَلَقَدۡ فَتَنَّا قَبۡلَهُمۡ قَوۡمَ فِرۡعَوۡنَ وَجَآءَهُمۡ رَسُولٞ كَرِيمٌ ﴾
Sûretu'd-DuhânAndolsun, kendilerinden önce biz, Firavun'un kavmi...
﴿ أَنۡ أَدُّوٓاْ إِلَيَّ عِبَادَ ٱللَّهِۖ إِنِّي لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٞ ﴾
Sûretu'd-DuhânOnlara: Allah'ın kulları! Bana gelin! Çünkü ben si...
﴿ وَأَن لَّا تَعۡلُواْ عَلَى ٱللَّهِۖ إِنِّيٓ ءَاتِيكُم بِسُلۡطَٰنٖ مُّبِينٖ ﴾
Sûretu'd-DuhânAllah'a karşı üstünlük taslamayın. Çünkü ben size...
﴿ وَإِنِّي عُذۡتُ بِرَبِّي وَرَبِّكُمۡ أَن تَرۡجُمُونِ ﴾
Sûretu'd-DuhânBen, beni taşlamanızdan, benim ve sizin Rabbiniz o...
﴿ وَإِن لَّمۡ تُؤۡمِنُواْ لِي فَٱعۡتَزِلُونِ ﴾
Sûretu'd-DuhânEğer bana inanmazsanız, hiç değilse yanımdan uzakl...
﴿ فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنَّ هَٰٓؤُلَآءِ قَوۡمٞ مُّجۡرِمُونَ ﴾
Sûretu'd-DuhânBunun üzerine Musa: Bunlar suç işleyen bir toplumd...