﴿ إِنۡ هِيَ إِلَّا مَوۡتَتُنَا ٱلۡأُولَىٰ وَمَا نَحۡنُ بِمُنشَرِينَ ﴾
Sûretu'd-Duhânİlk ölümümüzden sonra bir şey yoktur. Biz diriltil...
﴿ فَأۡتُواْ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ ﴾
Sûretu'd-DuhânDoğru söylüyorsanız, atalarımızı getirin.
﴿ أَهُمۡ خَيۡرٌ أَمۡ قَوۡمُ تُبَّعٖ وَٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ أَهۡلَكۡنَٰهُمۡۚ إِنَّهُمۡ كَانُواْ مُج... ﴾
Sûretu'd-DuhânBunlar mı daha hayırlı, yoksa Tübba' kavmi ile onl...
﴿ وَمَا خَلَقۡنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَا لَٰعِبِينَ ﴾
Sûretu'd-DuhânBiz gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları,...
﴿ مَا خَلَقۡنَٰهُمَآ إِلَّا بِٱلۡحَقِّ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ ﴾
Sûretu'd-DuhânHer ikisini de ancak hak ile yarattık; fakat onlar...
﴿ إِنَّ يَوۡمَ ٱلۡفَصۡلِ مِيقَٰتُهُمۡ أَجۡمَعِينَ ﴾
Sûretu'd-DuhânŞüphesiz (hakkı bâtıldan ayıran) hüküm günü, hepsi...
﴿ يَوۡمَ لَا يُغۡنِي مَوۡلًى عَن مَّوۡلٗى شَيۡـٔٗا وَلَا هُمۡ يُنصَرُونَ ﴾
Sûretu'd-DuhânO gün, dostun dosta hiçbir faydası olmaz, kendiler...
﴿ إِلَّا مَن رَّحِمَ ٱللَّهُۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ﴾
Sûretu'd-DuhânAncak Allah'ın merhamet ettiği kimseler böyle deği...
﴿ إِنَّ شَجَرَتَ ٱلزَّقُّومِ ﴾
Sûretu'd-DuhânŞüphesiz zakkum ağacı,
﴿ طَعَامُ ٱلۡأَثِيمِ ﴾
Sûretu'd-Duhângünahkârların yemeğidir.
﴿ كَٱلۡمُهۡلِ يَغۡلِي فِي ٱلۡبُطُونِ ﴾
Sûretu'd-DuhânO, karınlarda suyun kaynaması gibi kaynar.
﴿ كَغَلۡيِ ٱلۡحَمِيمِ ﴾
Sûretu'd-DuhânMaden eriyiği gibi.