﴿ فَأَسۡرِ بِعِبَادِي لَيۡلًا إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ ﴾
Sûretu'd-DuhânAllah, O halde kullarımı geceleyin yola çıkar. Çün...
﴿ وَٱتۡرُكِ ٱلۡبَحۡرَ رَهۡوًاۖ إِنَّهُمۡ جُندٞ مُّغۡرَقُونَ ﴾
Sûretu'd-DuhânDenizi açık halde bırak. Çünkü onlar boğulacak bir...
﴿ كَمۡ تَرَكُواْ مِن جَنَّٰتٖ وَعُيُونٖ ﴾
Sûretu'd-DuhânOnlar geride nice bahçeler, pınarlar, bırakmışlard...
﴿ وَزُرُوعٖ وَمَقَامٖ كَرِيمٖ ﴾
Sûretu'd-DuhânEkinler, güzel konaklar,
﴿ وَنَعۡمَةٖ كَانُواْ فِيهَا فَٰكِهِينَ ﴾
Sûretu'd-Duhânzevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler.
﴿ كَذَٰلِكَۖ وَأَوۡرَثۡنَٰهَا قَوۡمًا ءَاخَرِينَ ﴾
Sûretu'd-Duhânİşte böylece biz de onları başka bir topluma miras...
﴿ فَمَا بَكَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلۡأَرۡضُ وَمَا كَانُواْ مُنظَرِينَ ﴾
Sûretu'd-DuhânGök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühle...
﴿ وَلَقَدۡ نَجَّيۡنَا بَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ مِنَ ٱلۡعَذَابِ ٱلۡمُهِينِ ﴾
Sûretu'd-DuhânAndolsun biz, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan...
﴿ مِن فِرۡعَوۡنَۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَالِيٗا مِّنَ ٱلۡمُسۡرِفِينَ ﴾
Sûretu'd-DuhânYani Firavun'dan. Çünkü o bir zorba idi, aşırı gid...
﴿ وَلَقَدِ ٱخۡتَرۡنَٰهُمۡ عَلَىٰ عِلۡمٍ عَلَى ٱلۡعَٰلَمِينَ ﴾
Sûretu'd-DuhânAndolsun biz İsrailoğullarına, bilerek, (kendi zam...
﴿ وَءَاتَيۡنَٰهُم مِّنَ ٱلۡأٓيَٰتِ مَا فِيهِ بَلَٰٓؤٞاْ مُّبِينٌ ﴾
Sûretu'd-DuhânOnlara, içinde açık bir imtihan bulunan işaretler...
﴿ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَيَقُولُونَ ﴾
Sûretu'd-DuhânOnlar (müşrikler) diyorlar ki: