﴿ وَكَذَّبُواْ وَٱتَّبَعُوٓاْ أَهۡوَآءَهُمۡۚ وَكُلُّ أَمۡرٖ مُّسۡتَقِرّٞ ﴾
Sûretu'l-KamerYalanladılar ve kendi hevalarına uydular; hâlbuki...
﴿ وَلَقَدۡ جَآءَهُم مِّنَ ٱلۡأَنۢبَآءِ مَا فِيهِ مُزۡدَجَرٌ ﴾
Sûretu'l-KamerMuhakkak (onları bu hallerinden) korkutup vazgeçir...
﴿ حِكۡمَةُۢ بَٰلِغَةٞۖ فَمَا تُغۡنِ ٱلنُّذُرُ ﴾
Sûretu'l-Kamer(Kur'an) büyük bir hikmettir. Fakat uyarılar bir y...
﴿ فَتَوَلَّ عَنۡهُمۡۘ يَوۡمَ يَدۡعُ ٱلدَّاعِ إِلَىٰ شَيۡءٖ نُّكُرٍ ﴾
Sûretu'l-KamerOnlardan yüz çevir. O gün çağırıcı, onları korkunç...
﴿ خُشَّعًا أَبۡصَٰرُهُمۡ يَخۡرُجُونَ مِنَ ٱلۡأَجۡدَاثِ كَأَنَّهُمۡ جَرَادٞ مُّنتَشِرٞ ﴾
Sûretu'l-KamerGözleri düşkün (zillet içinde), sanki yayılan çeki...
﴿ مُّهۡطِعِينَ إِلَى ٱلدَّاعِۖ يَقُولُ ٱلۡكَٰفِرُونَ هَٰذَا يَوۡمٌ عَسِرٞ ﴾
Sûretu'l-KamerDavetçiye doğru koşarlarken kâfirler; “Bu zor bir...
﴿ ۞ كَذَّبَتۡ قَبۡلَهُمۡ قَوۡمُ نُوحٖ فَكَذَّبُواْ عَبۡدَنَا وَقَالُواْ مَجۡنُونٞ وَٱزۡدُجِرَ ﴾
Sûretu'l-KamerOnlardan önce Nûh kavmi de yalanladı. Kulumuzu yal...
﴿ فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنِّي مَغۡلُوبٞ فَٱنتَصِرۡ ﴾
Sûretu'l-KamerO da Rabbine; “Ey Rabbim! Ben yenilgiye uğradım, y...
﴿ فَفَتَحۡنَآ أَبۡوَٰبَ ٱلسَّمَآءِ بِمَآءٖ مُّنۡهَمِرٖ ﴾
Sûretu'l-KamerBunun üzerine biz de göğün kapılarını şiddetle boş...
﴿ وَفَجَّرۡنَا ٱلۡأَرۡضَ عُيُونٗا فَٱلۡتَقَى ٱلۡمَآءُ عَلَىٰٓ أَمۡرٖ قَدۡ قُدِرَ ﴾
Sûretu'l-KamerYeryüzünü pınar pınar fışkırttık. Derken sular tak...
﴿ وَحَمَلۡنَٰهُ عَلَىٰ ذَاتِ أَلۡوَٰحٖ وَدُسُرٖ ﴾
Sûretu'l-KamerOnu levhaları ve çivileri olan (gemi) üzerinde taş...
﴿ تَجۡرِي بِأَعۡيُنِنَا جَزَآءٗ لِّمَن كَانَ كُفِرَ ﴾
Sûretu'l-Kamerİnkâr edilmiş olana (Nûh'a) bir mükâfat olmak üzer...