﴿ فَذُوقُواْ عَذَابِي وَنُذُرِ ﴾
Sûretu'l-Kamer"Tadın azabımı ve tehdidimi!"
﴿ وَلَقَدۡ يَسَّرۡنَا ٱلۡقُرۡءَانَ لِلذِّكۡرِ فَهَلۡ مِن مُّدَّكِرٖ ﴾
Sûretu'l-KamerAndolsun ki, Kur'an'ı öğüt alınması için kolaylaşt...
﴿ وَلَقَدۡ جَآءَ ءَالَ فِرۡعَوۡنَ ٱلنُّذُرُ ﴾
Sûretu'l-KamerŞüphesiz Firavun’un kavmine de uyarıcılar gelmişti...
﴿ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا كُلِّهَا فَأَخَذۡنَٰهُمۡ أَخۡذَ عَزِيزٖ مُّقۡتَدِرٍ ﴾
Sûretu'l-KamerBütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları üst...
﴿ أَكُفَّارُكُمۡ خَيۡرٞ مِّنۡ أُوْلَٰٓئِكُمۡ أَمۡ لَكُم بَرَآءَةٞ فِي ٱلزُّبُرِ ﴾
Sûretu'l-KamerSizin kâfirleriniz onlardan daha hayırlı mıdırlar...
﴿ أَمۡ يَقُولُونَ نَحۡنُ جَمِيعٞ مُّنتَصِرٞ ﴾
Sûretu'l-KamerYoksa onlar, “Biz yardımlaşan (güçlü) bir topluluğ...
﴿ سَيُهۡزَمُ ٱلۡجَمۡعُ وَيُوَلُّونَ ٱلدُّبُرَ ﴾
Sûretu'l-KamerYakında o topluluk yenilecek ve arkalarını dönerek...
﴿ بَلِ ٱلسَّاعَةُ مَوۡعِدُهُمۡ وَٱلسَّاعَةُ أَدۡهَىٰ وَأَمَرُّ ﴾
Sûretu'l-KamerAsıl onlara vaat olunan vakit kıyamettir ve o kıya...
﴿ إِنَّ ٱلۡمُجۡرِمِينَ فِي ضَلَٰلٖ وَسُعُرٖ ﴾
Sûretu'l-KamerŞüphesiz günahkârlar sapıklık ve azap içindedirler...
﴿ يَوۡمَ يُسۡحَبُونَ فِي ٱلنَّارِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمۡ ذُوقُواْ مَسَّ سَقَرَ ﴾
Sûretu'l-KamerO gün yüzleri üstüne ateşe sürüklenecekler. "Cehen...
﴿ إِنَّا كُلَّ شَيۡءٍ خَلَقۡنَٰهُ بِقَدَرٖ ﴾
Sûretu'l-KamerBiz her şeyi bir kaderle yarattık.
﴿ وَمَآ أَمۡرُنَآ إِلَّا وَٰحِدَةٞ كَلَمۡحِۭ بِٱلۡبَصَرِ ﴾
Sûretu'l-KamerBizim buyruğumuz sadece bir tektir. Bir göz kırpma...